|
Offf, offff, bir daha offfffffffffff...
Canım sıkılıyooooooorrrrrrrrrrr...
Yoğun tempoya o kadar çok alışmışız ki, bugün ofiste yaprak
bile kımıldamıyor ve ben sıkıntıdan patlamak üzereyim.
Bünye kaldırmıyor bu durağanlığı?
Oda oda dolaştım, millete sataştım olmadı. Oyun oynadım
olmadı. (Bu arada www.oyunus.com adresinde
wordabula oyunu var ki tam bir bağımlılık yaptı. Fırsat bulursanız bir bakın).
Tüm zararlı içecekleri (çay, Türk kahvesi, nescafe, kola) tükettim olmadı.
Yarım kalan işleri tamamlandım olmadı. Bir ara bilgisayardaki dosyaları yeniden
düzenleyeyim, kendime bir ağaç yapayım dedim, başladıktan 5 dakika sonra
bıraktım o da olmadı. Zaman geçmedi, geçmiyooorrrrr...
Fena halde alışveriş merkezine gitme isteğim var.
Sanırım can sıkıntısının en büyük belirtisidir bu.
Siz de yapar mısınız?
Büyük mağazalara gidip, çeşit çeşit kıyafet alıp, kabinde
onları deneyip, bunun burası, şunun şurası kötü diyip tekrar yerine bırakır
mısınız?
Böyle durumlarda o kıyafetleri giyip çıkartmak hiç zor olmaz
da, muhakkak almanız gereken bir şey olduğunda o kabinlere girmekten nefret
eder misiniz?
Hele istediğiniz gibi bir şey bulamazsınız ya...
Tipik Murphy Kanunu işlemeye başlar: Lazım olan şeyi asla
bulamazsınız! İş işten geçti mi? Hemen karşınıza çıkar. “Aaaa, işte ben bunu
arıyordum, bir türlü bulamadım. Bak şimdi her yerde bundan var”:))))
Kaderin cilvesi mi diyelim bu duruma bilemedim...
Ve gene kendimi tebrik ediyorum, güzel bir sıçrama ile
daldan dala atladım.
Hoopp değiştirelim konuyu hemen....
Hooopp ve değiştirelim kelimeleri yan yana olunca aklıma
geldi.
Benim yaş civarım hatırlarlar; bir çizgi film vardı: “Hop
Hop değiş Tonton” Balona benzeyen yusyuvarlak yaratıklar bu sözü duyar duymaz
şekilden şekile girerlerdi. Sanırım adı “Tonton Ailesi” idi.
Hatırlayan var mı?
Aman nasıl severdim onları ben. Arkadaşlarla toplanıp,
bulutları tonton ailesine benzetirdik. Ahhhh çocukluk ahhh...
Bir dakika yüce google dan fotoğraflarını bulayım.
..................
Ya bir sürü resim var ama başkasının arayıp bulduğu şeyi
sayfama almayı pek uygun görmedim. Onun yerine şöyle bir güzellik yapayım:
Tıklayın (http://www.realfiesta.com/2006/04/tontonlar.htm)
Kendimi bir kez daha tebrik edeyim, konuyu gene dağıtmayı
başardım:)))
Konumuz can sıkıntısı.
Çeşitli eylemlerle bu can sıkıntısı geçmeyince, ben de
Sevgili Nurten’in hazırlamış olduğu örneği yayınlayım istedim.
Resim:1
Sonra aklıma geldi, benden uzun zamandır “Kurdele Nakışı
Deseni” isteniyordu.
Hemen bir kağıt kalem alıp, deseni çizdim.
Resim:2
Fena da olmadı.
Deseni istediğiniz kadar uzatıp, kısaltabilirsiniz.
İsterseniz modelde ki gibi uzun kenarları karşılıklı
getirip, ortadan kenarlara doğru küçültürsünüz, isterseniz tam tersini yapıp,
ortada küçükleri birleştirip, kenarlara doğru uzatırsınız.
Kullanım alanı da çok geniş. Havlulara rahatlıkla uygulanır.
Her kenarına modeldeki gibi işleyip kare bir masa örtüsü yapabilirsiniz. Sadece
kısa kenarlarına işleyip Şömentable yapabilirsiniz. Çanta işleyebilirsiniz.
Bu modelde “Ayaklı Gül” diye tabir edilen teknik
kullanılmış.
Daha önce “Örümcek Gül” (http://www.aycakizilkaya.com/orumcek-gul-116.html)
yapımını anlatmıştım.
Ayaklı Gül’de trabzanı 5 değil de 3 adet yapıyoruz ve gene
kurdelemizi birer tane atlayarak sarıyoruz.
Minik çiçeklerden hoşlananlar için oldukça basit ve göze
hitap eden bir teknik.
Takıldığınız nokta olursa resimlerle de anlatabilirim.
Bu arada Mesai bitimine hala varrrrrrrrrrrrrrrrrr....
|