AĞUSTOS BÖCEĞİ VE KARINCA
Nihayet posta kutumu temizlemeye karar verdim.
Dolup taşmış, can çekişiyordu.
Bir sürü abuk sabuk mailler gelmiş.
Yok efendim bu maili 5 kişiye gönder zengin ol, 10 kişiye gönder tüm dileklerin gerçekleşsin, 20 kişiye gönder cennete gir falan filan.
Şaka gibi...
Hala insanlar birbirlerine bu tür mailler göndermeye devam ediyor.
Resmen üniversitelerde okutulması gereken bir araştırma konusu olduğuna inanıyorum. Hala bu tür şeylerden medet uman insanlar var.
“Acaba olur mu?” sorusu insanı içten içe yiyip bitiriyor.
Nereden mi biliyorum? Çünkü bir ara bende onlardandım:)))
Sonra neyse ki doğru yolu buldum:))))
Ancak gelen bir mail beni hem güldürdü hem de düşündürdü.
Bir çoğunuza gelmiştir muhakkak, bilmeyenler için gelen maili birebir sayfama eklemek istedim.
Buyurun, “Ağustos Böceği ve Karınca” hikayesine;
Çin Versiyonu:
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos Böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder.
Vur patlasın çal oynasın yazı geçirir.
Ve kış gelir.
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken,
Ağustos Böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür.
Fransa Versiyonu:
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos Böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder.
Vur patlasın çal oynasın yazı geçirir.
Ve kış gelir.
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken kapı çalar.
Bakar, elinde bavul Ağustos Böceği “Naber aptal komşum? Kışı geçirmek için Karaip Adaları’na gidiyorum da bir isteğin var mı diye sorayım dedim. Hadi bana eyvallah.”
Türkiye Versiyonu:
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos Böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder.
Vur patlasın çal oynasın yazı geçirir.
Ve kış gelir.
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, Ağustos Böceği bir basın toplantısı düzenleyerek, “Etrafta onca aç ve üşüyen varken, karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında yaşayabiliyorlar” diyerek olayı kamuoyunun vicdanına sunarlar.
ATV, KANAL D, STAR gibi bir çok kanal zavallı ve açıktaki Ağustos böceği ile karnı tok sırtı pek karıncanın resimlerini yan yana getirerek tarafları tartışmaya davet eder.
Türkiye olayın şokunu yaşamaktadır.
Nerededir bu devlet?
YBKD (Yeşil Böcekleri Koruma Derneği)’nden bir temsilci TEKE TEK programına çıkarak otuz yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin sırf yeşil renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır.
Dünyanın en tanınmış Nobel adayı yazarımız Orhan Pamuk ve tanınmış aydınlarımız olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye’yi kınarlar.
Konu Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılır ve Başbakan TV’ye verdiği özel demeçte “Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen değerli ağustos böcekleri kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içinde yaşamaları için gerekenler yapılacaktır” der.
Diğer yandan Reha Muhtar karıncayı canlı yayına çıkararak “Reklamını yapmak için zavallı bir ağustos böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?” diye bir güzel haklar.
Ertesi akşam TEKE TEK’te ise “Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nereye sakladın?” diye bir güzel dayak yer.
Karınca en sonunda çareyi yurt dışına kaçmakta bulur.
Ve ağustos böceği onun evine yerleşir, yiyeceklerine konar ve gül gibi yaşar gider.
Ve güzel ülkemizde tarafsız ve doğrucu (!) medyamız sayesinde adalet yerini bulur !!!!
|